odak nedir

Odak nedir? Odaklanmak için ne yapmak lazım? Odaklanma sorununu nasıl çözerim?

Kabul edelim; gürültülü bir dünyada yaşıyoruz ve bu gürültü düşüncelerimizden eylemlerimize kadar her şeyi etkiliyor. Dikkat dağıtıcı faktörlerin çokluğu odaklanmamızın önüne set çekiyor.

Neyse ki her şeye rağmen dikkatimizi tek bir alana veya çalışmaya odaklamak ve o çalışmanın üzerine giderek dağıtıcıları görmezden gelmek mümkün. Beyin bu noktada çok kolay kandırılıyor. Nasıl mı?

James Clear’ın ‘Focus: The Ultimate Guide on How to Improve Focus and Concentration’ başlıklı yazısından hareketle anlatmaya çalışacağım. Öncelikle odağın ne olduğundan bahsedelim.

ODAK NEDİR?

Gerçekten odak nedir? Uzmanlar odağı, ‘ilginizi veya faaliyetinizi bir şey üzerinde yoğunlaştırma eylemi’ olarak tanımlar. Bu biraz sıkıcı bir tanım ama bu tanımın içinde önemli bir içgörü gizli.

Bir şeye konsantre olmak için diğer birçok şeyi görmezden gelmelisiniz.

Odaklanma, yalnızca bir seçeneğe evet, diğer tüm seçeneklere hayır dediğimiz zaman gerçekleşebilir. Başka bir deyişle, eleme, odaklanma için bir ön koşuldur. Tim Ferriss’in dediği gibi, “Yapmadıklarınız, yapabileceklerinizi belirler.”

Odaklanmak

Tabii ki, odaklanma kalıcı bir hayır gerektirmez, ancak mevcut bir hayır gerektirir. Her zaman daha sonra başka bir şey yapma seçeneğiniz vardır, ancak şu anda odaklanmak yalnızca tek bir şey yapmanızı gerektirir. Odaklanma, üretkenliğin anahtarıdır, çünkü diğer her seçeneğe hayır demek, geriye kalan tek şeyi başarma yeteneğinizin kilidini açar.

NEDEN ODAKLANAMIYORUZ?

Burada, bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Aslında çoğu insan odaklanma konusunda sorun yaşamaz. Karar vermekte zorlanırlar. Yani çoğu sağlıklı insanın dikkatini dağıtan şeyleri ortadan kaldırırsak aslında çok da kolay odaklanabilen yapısı olduğunu görebiliriz.


Şu yazılarıma da göz atabilirsiniz:

Depresyon nedir? Yirmi birinci yüzyılın salgını!

Yalnızken ne yapılabilir düşünmekten başka?

Zihnimin bana oynadığı küçük oyunlar


Odaklanmak için bir şey seçmek gibi zor bir işi yapmak yerine, çoğu zaman kendimizi çoklu görevin, aynı anda birçok şeyi yapmanın daha iyi bir seçenek olduğuna ikna ederiz. Neticede, bir işi tam yapmak yerine birçok işi yarım yamalak yaparız.

AYNI ANDA BİRKAÇ FARKLI İŞ YAPMAK

Teknik olarak aynı anda iki işi birden yapabiliyoruz. Örneğin, yemek yaparken TV izlemek veya telefonda konuşurken bir e-postayı ya da WhatsApp mesajını yanıtlamak mümkündür. Hatta tüm bunları yaparken Twitter akışımızı da takip edebiliriz.

Ancak imkansız olan, aynı anda iki işe etkin bir şekilde konsantre olmaktır. Yemmek yaparken TV’yi izlemeyiz mesela, anlatılanları çoğu zaman duymayız. Akar geçer. Telefona odaklanırsak çorba taşabilir. WhatsApp mesajı gibi mail atabiliriz. Her şey iç içe girer.

Çoklu görev, beyninizi, odağınızı bir görevden diğerine çok hızlı bir şekilde değiştirmeye zorlar. İnsan beyni bir işten diğerine sorunsuz bir şekilde geçebilseydi bu durum hem potansiyelimizi hem de etkinliğimizi artırırdı. Ancak beyin böyle programlanmamış.

Çoklu görev, bir görevi kesip diğerine atladığınız her seferde sizi zihinsel bir bedel ödemeye zorlar. Psikoloji açısından buna zihinsel faaliyete geçiş maliyeti denir.

Geçiş maliyeti, odağımızı bir alandan diğerine değiştirdiğimizde yaşadığımız performanstaki bozulmadır. 2003 yılında International Journal of Information Management’ta yayınlanan bir araştırma , tipik bir kişinin e-postalarını her beş dakikada bir kontrol ettiğini ve e-postanızı kontrol ettikten sonra bir önceki görevi sürdürmenin ortalama olarak 64 saniye sürdüğünü buldu.

Başka bir deyişle, yalnızca e-posta nedeniyle, genellikle her altı dakikadan birini boşa harcıyoruz.

NASIL DAHA İYİ ODAKLANIRIZ?

Odak büyük oranda geri bildirim eksikliği nedeniyle kaybolur. Beyninizde, hedeflerinize doğru ilerleyip ilerlemediğinizi bilmek için doğal bir istek vardır ve bunu geri bildirim almadan öğrenmek imkansızdır. Pratik açıdan bu, sonuçlarımızı ölçmemiz gerektiği anlamına gelir. Nasıl? Tabii ki kağıt üstünde.

Bir şeyleri ölçmek ve kağıt üzerinde görmek odak ve konsantrasyonu koruyor. Ölçtüğümüz şeyler, bir şeyi daha iyi yapmanın anahtarıdır. Öte yandan, iyiye mi yoksa kötüye mi gittiğimizi ancak sayılar ve net takip sayesinde anlayabiliriz.

Ne yazık ki, çoğu zaman ölçmekten kaçınırız çünkü sayıların bize kendimiz hakkında söyleyeceklerinden korkarız. Çünkü yazmak kayda geçirmektir. Bir şeyi kaydetmek, beynimizi kandırmamızın önüne geçer. İşin püf noktası, ölçmenin kim olduğunuzla ilgili bir yargı olmadığını, sadece nerede olduğunuzla ilgili bir geri bildirim olduğunu anlamaktır.

Kendinizi daha iyi tanımak için yazın. Sizin için önemli olan şeylere gerçekten zaman ayırıp harcamadığınızı görmek için yazın. Yazın çünkü bu davranış önemli olan şeylere odaklanmanıza ve olmayan şeyleri görmezden gelmenize yardımcı olacaktır.

SÜREÇ ÖNEMLİDİR

Uzun vadeli odaklanmayı sürdürmek için yapabileceğiniz ikinci şey, olaylara değil süreçlere odaklanmaktır. Biz, her şeyin hemen olmasını isteyen canlılarız. Bir cümle bile yazmadan, koca bir romanı tamamladığımızı hayal ediyoruz mesela.

Hedeflerine odaklanan insanlara bakarsanız, onları farklı kılanın olaylar veya sonuçlar olmadığını anlarsınız. Onlar sürecin içerisinde olmayı severler. Sadece yaparlar. Sadece adım atarlar.

Herhangi bir şeyde önemli ölçüde daha iyi olmak istyorsak, onu yapma sürecine aşık olmalıyız. Sadece istediğiniz sonuçları hayal etmek yerine, o sonucu getirecek adımlara odaklanmalıyız.

Sonuçlara ve hedeflere odaklanmak bizim doğal eğilimimizdir, ancak süreçlere odaklanmak uzun vadede başarıyı getirecektir.

İnternet sitesi https://benahmetkaplan.com
Yazı oluşturuldu 39

Odak nedir? Odaklanmak için ne yapmak lazım? Odaklanma sorununu nasıl çözerim?” için bir görüş

Yorumlar kapalı.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.